Club Bangkok

Dans etmekten çorapların delindiği, menisküslerin yırtıldığı, ses tellerinin koptuğu, uzmanların önerisiyle zayıflama perhizlerinin yerini alan etkinlik.


Club Bangkok Radio Show : “The most listened radio program of Radio Adidas Originals.”
Recent Tweets @clubangkok
Posts I Like
Posts tagged "kaan sezyum"

30 Mart Cumartesi gecesi @NubluIstanbul’da Sezyum ve Hollanda memleketinde Red Light District’den sonra çıkan en enteresan şey; @KillAllHipsters gecesinin başbakanı Arnold Scheepmaker ile ‘asker eğlencesi meets Boom Boom Room’ kıvamında saçma sapan bir kopuş olacak. 

https://www.facebook.com/events/423078994453419/

CLUB BANGKOK @ KITE

Ankara’yla olan “love / hate” yani “ya sev ya terket” ilişkimizi gözden geçirmenin zamanı geldi diye düşündük. Bipolar ergenler gibi derin ve dengesiz duygular beslediğimiz başkentimize bir gönül yolculuğu, kardeş yolculuğu düzenlerken, votkalı biranın da verdiği gazla Ankaragücü taraftarları gibi bir betimlemeye gidip, güzel ve yalnız ve gri şehrimizi “biricik sevgilimiz” olarak kodladık. Şair şimdi bu sevgili örneklerinden başlayarak dev bir yolculuğa çıkıyor, okuyoruz…

Ankara’yı bir bayan arkadaşa benzetmek gerekirse: Halk arasında “Gidemeyen” olarak da bilinen, beraber geçirilen bir gecenin akabindeki sabah bir türlü evine gitmeyen kız ve forumlarda “User Friendly” olarak tabir edilen, uyurken seni bir peçete gibi kullanıp atarak, parmak ucunda yürüme suretiyle sabahın köründe kaybolan çılgın kızın muhteşem karışımına benzetebiliriz. Bu kızın adı Aslı olsun.

Haydi gelin şimdi bir de erkek arkadaşa benzetelim: Bilkent Üniversitesi’nde 1, 2 ve 3. sınıf boyunca günah kadar güzel kızların “çok düzgün çocuk” diyerek yanlarında gezdirip evlerine bıraktırttığı, hesap ödettiği yakışıklı ve bir o kadar da kütük olan “düzgün çocuk” yok mu? İşte ondan bir ölçü alın. İki ölçü de Ankara gece hayatının ünlü yılanlarından Otomobil Osman, Bien’in bahçesindeki beyaz gömlekli ve Serkan Söğüt’ü katık edin, işte size ideal erkek. Bu çocuğun adı da Burak olsun.

Sarah ve Musa, Doğuş ve Hilal Cebeci, İbrahim Erkal ve Emine Ün, Nihat Doğan ve Seda Sayan, Tuba Ünsal ve Mustafa Sandal’ın aşklarını bile gölgede bırakacak Aslı ve Burak’ın aşkına biz bir kısa film çektik. 

Başrolde ise Aslı ve Burak yok. Bir nevi “Çağrı” filmi gibi, başroldekiler aslında yoklar, ama varlar da. Evet kafanız karışmaya başladı. Açlıktan kafayı yeme noktasına yarım tık varken yemeksepeti’ne girip 45 dakika bir aşağı bir yukarı giden kafa karışıklığına yaklaşmak üzereyiz. 

Yeni sinemacıların rahatlıkla anlayacağı bu alternatif film yapımcılığından nasibini alan örneğimizde Aslı ve Burak’ın karakterlerini oluşturan öğeler, objeler, temalar ve hissiyatlar var. Aslı ve Burak’ı ne bu kadar özel yapmıştır? Neden birbirlerini sevmişlerdir? Karakterlerini neler oluşturmuştur? İşte bu sorulara yanıtlar arayacağız ve bulamayacağız.

Filmin Adı: Road To Redemption: Aspava
Türü: Erotik / Komedi / Dram / Biraz Da Karate
Süresi: 12 Dakika
Yapımcı: Çilekli Salata Productions
Dili: Türkçe (Ankara Aksanlı)
Gösterim Tarihi: 8 Şubat 2012

Film çok yaşlı Burak’ın çok yaşlı Aslı’ya kitap okumasıyla başlar. Aslı’nın hafızası yandan yemiştir. Ne Burak’ın İkinci Dünya Savaşı’ndan dönüp ölmeden, yani sağ dönerek onu aramasını, ne elleriyle yaptığı evi (ki nasıl yapıyor, Bauhaus gibi yaman adammış demeden geçemiyor seyirci), ne de hain ailelerinden kaçarak yaptıkları evliliği hatırlamıyordur. Aslı’nın sigortası olmadığından ek iş olarak üniversitede hademelik yapmaya başlayan cefakar Burak aslında bir matematik dehası olduğunu keşfeder. Dört işlem profesörünün tahtaya yazıp bıraktığı dünyanın gelmiş geçmiş en zor matematik problemlerini şıp diye çözerek bütün kampüsün sevgilisi olmayı başaran zekalı hademe artık Nobel, Altın Ayakkabı, Oscar gibi ödüllerin bir numaralı adayıdır, fakat o matematik yeteneğini paraya dökmek istemektedir. Yurttaki odasının camına algoritmalar yazmaya başlar. Çünkü o algoritmaları kağıda yazarsa hiç sinematografik olmayacaktır, gerizekalı gibi A4’e yazacağına cama yazarak zaten sansasyonel bir fikrinin olduğunu seyirci hemen anlar. Neyse bu yazdığı algoritmalarla yonja.com’u kuran Burak paraya para demez, hep Chivas filan içiyordur artık ama bu esnada en iyi arkadaşlarını kırar, ezer, yerin dibine sokar. Yaptıklarından utanan şerefsiz kahramanımız inzivaya çekilir ve kışın büyük bir otele bekçi olarak işe girer. İtin, uğursuzun, cinin harman olduğu bu otelde iyice kafayı yiyen Burak ikiz çocuklar görüp durur. İkiz çocuğun okul masrafı, kıyafeti, yediği içtiği kaç para tutar diye içine ata ata iyice ruh sağlığını bozan kahramanımız çareyi alkol ve baltada bulur ve olaylar gelişir…

Bu toplama senaryolu filmimizin gösterimi 8 Şubat Cuma Ankara Kite’da gerçekleşecek. Sizden iki tane ricamız var:

• Kesin gelin.
• Okçular o tepedeki yerlerini terketmesinler

İyi seyirler. 

22.30 – 00.30 DJ Sarıyılan (Kaan Sezyum)
00.30 – 04.00 Club Bangkok

http://www.facebook.com/events/440910925978163/?fref=ts

Club Bangkok ve Jaz: 

Nublu’da ikinci defa çalacağımız için heyecandan uyuyamıyoruz. Bu uykunun bininin bir para olmadığı ıslak gecelerde Google’da İlhan Erşahin, Saksafonun Tarihi ve Caz gibi başlıklar arattık ve Caz kelimesinin kökeninin, o dönemin argosundan geldiğini öğrendik. Argoya bayılırız, “kapçık ağızlı”, “tombalacı”, “kaç para lan bi flüt”, “muhtar kellesi”, “vidalamak”, “vites değiştirmek” gibi laflara olan sevgimizden dolayı Caz’a çok ısındık. Caz mı Jazz mı doğru karar veremedik ve bizce Jaz olan yeni bokum gibi bir müzik akımı yarattık. Karşınızda Club Bangkok ve Jaz.

“Mahallenin Muhtarları’nın Kandemir Konduk ve Filiz Kaynak’ı varsa bizim de Hemi & Silvio Behmoaras’ımız var. Yönetmen: Hemi Behmoaras Cinematography: Silvio Behmoaras”

vimeo.com/58523861

facebook.com/events/462840223764685/

Club Bangkok, 2 Şubat Cumartesi akşamı @nubluistanbul’da! 


Üç ayda bir, öldüğünden beri kilere gizlediğimiz babaannemizin emekli maaşını çekeriz.
Ayda bir, Genç Beyin, Psikeart, Playboy ve Haslır dergilerini büfeden temin ederiz.
İki ayda bir ise, Karaköy’de bulunan müzikli ve muhabbetli Nublu’da, iki hareketli bir daha hareketli şarkılar çalarız.

Gazetecilik, bozuk psikoloji ve sadece herşey dahil otellerde bulabileceğiniz dandiklikteki alkollü içeceklere olan aşkımızı yine bir event yazısıyla deşifre etmek isteriz.

Bir önceki Nublu yazımızda Posta Gazetesi’ne olan aşkımızı bu gazeteden hayali üç numune haber yazısıyla cümle aleme duyurmuştuk. Bu sefer de gazete gözetmeksizin, “sevdiğimiz üç usta kalem bu gece hakkında yazsa, ne yazardı?” gibi bir konseptle karşınızdayız. 

Bütün yazılar hayal ürünüdür, esah değil yani.

Reiki, Işın Kılıcı ve Club Bangkok – Nil Karaibrahimgil

Uçak kazası gibi bir güne uyandım, tuhaflıklar sinsilesi cebimde, hem de 3D. Tek kullanımlık yiyecekler, tek kullanımlık içecekler, tek kullanımlık hayatlar… Hepsi bir karadeliğin içindeydiler, konservede, ailemin evinden taşındığım gün gibi acı, espresso gibi sanki biraz da. Hem de bağdaş kurmuşlardı bu uçak kazasından kurtulmuş hayatcıklar. Hem de New York’un göbeğinde. Hazır bağdaş kurmuşken dedim bir rekat Reiki yapayım. Reiki bana her zaman iyi gelir. Reiki hocam Gyon-Ho’nun da dediği gibi “Good Heart Nil, Good Heart”, yani kalbe iyi geliyor Reiki.

Beklemediğim bir anda New York ise beni her zamanki gibi tokatladı. Panda kıyafeti içinde aheste aheste koşarak beni sarstı ve kulağıma fısıldayarak bağırdı: “Hey şapşal! Özgürsün sen özgür, aynı benim gibi, silkelen ve kendine gel. Bir zürafa hayal et ve onun ruhsal olarak en dışına çıkmasını sağla, bunu yaparken de ışın kılıcını kullan!” 

Işın kılıcım, Reiki güçlerim, mor taytım, yeşil parlak tütüm, siyah aynam ve en iyi arkadaşım He-Man yanımdaydı. Evet bu gece Club Bangkok’a gitmeye hazırdım. Favori içkimi açıklarsam siz de içer misiniz? İki ölçü hayat, üç ölçü Garden State ve yarım ölçü Doğan Apartmanı Suyu’ndan oluşan “İç ve Biç Biç John Lennon” kokteylimi 2 Şubat günü evden çıkmadan denemenizi öneriyorum. Namaste. 


Özür Diliyorum – Yılmaz Özdil

Hakan Odabaşı…
Ankaralı.

Doğu Orcan…
Ankaralı

Onur Yazıcı…
Yozgatlı.

İstanbul’un göbeğindeki Karaköy’de, yani Mustafa Kemal Atatürk’ün Dolmabahçesi’nden on dakika ötede, üç çocuk müzik yaptığını sanıyor…
Hem de üçü de İzmirli değilken…

Özür diliyorum Türkiyem…

Özür…
Diliyorum.


Al Birini Vur Ötekine, Yerse Ha! – Erman Toroğlu

Eski mesleğimi bilmeyen yoktur. Hakem olduğum vakitten bahsetmiyorum, kabzımallık zamanımdan bahsediyorum yahu. Sebzeden, meyveden iyi anlarım, yani hocam kısacası maldan iyi anlarım. Şimdi bir defa iyi mal gördüğümde tüylerim diken diken olur alimallah. Geçen fırından çıtır çıtır ekmeğimi, Afyon’dan özel getirttiğim 90-60-90 kızlar gibi sucuğumu kargodan almışım eve doğru salınarak yürüyorum muhtar gibi, Club Bangkok posterini gördüm. Yırttım eve götürdüm, mal potansiyeli sezdim bu üçlüde. Bak bak ne olacak o postere bak bak, çölde kutup ayısının başına gelmez o posterin başına gelecekler, dinle ey ahali, dinle.

Tereyağını şöyle güzelce erittim, az zeytinyağı koydum üstüne ki haaaa, nolmasın, tereyağı yanmasın diye. Attım sucukları, iki çevirdim koydum yumurtayı, iki çevirdim attım kırmızı biberi. Ekmeği de şöyle elimle bir kırdım, ağzım şapırdamaya başladı 18’lik manken görmüşüm gibi… Masaya serdiğim Club Bangkok posterini bir gördüm, midem kalktı. Kel bir çocuk var, Allah günah yazmasın da bu ne biçim bir tiptir yahu diye sorarlar adama? Şapkalı bir çocuk daha var ki Halis Özkahya bak burdan sözüm sana, sahtekar gibi bunun tipi, MHK’ya mı aldırsan ne yapsan bunu anlarsın ya. Üçüncü çocuk desen direk mal, bir defa öyle giyinilir mi? Takıcaksın taksici yüzüklerini şıkır şıkır, giyiceksin kırmızı pompacı yeleğini, ha bir de pahalı saat takacaksın. Al birini vur ötekine dedim, yırttım posteri, parça pinçik ettim ve üstüne kustum yani istifra ettim. MHK ve Federasyon da böyle giderse yakında tası tarağı toplar gider, üzüntü içinde izliyorum çünkü iyi niyetli çocuklardı. Ha, noluyomuş? İyi niyetle olmuyormuş di mi? Anlayan anladı.


Club Bangkok 2 Şubat’ta caz müziğinin İstanbul’daki Mekke’si veya Rolls Royce’u olarak bilinen Nublu’da Blues Brothers’ı Cazcı Kardeşler diye çeviren allahsız dublajcıları deşifre etmeye geliyor. 

Deşifre üstüne Tophane’de dayak ve nargile keyfimize katılmak isteyenler çıkışta uğursuz gibi Zürafa Sokak’ın oralarda toplaşıp bizleri bekleyebilirler, çünkü Zürafa Sokak iyi görünmektir. 

22.00 – 00.30: Sarıyılan 
00.30 – 03.30: Club Bangkok

●●●

*30 TL / Biletleri nublu kapıdan alabilirsiniz.
*30 TL / Tickets available from nublu door.

Club Bangkok Presents: Bangkok Recordings @babylonistanbul @killallhipsters @kaansezyum


Merhabalar,

Babylon’daki son Club Bangkok gecesinden sonra kendimize bir çeki düzen vermeye karar verdik. Haftalardır aile terapisine gidiyoruz, alkolü azalttık ve her gün düzensiz spor yapmaya başladık, fakat planlayamadığımız bir şekilde hayat yine zalim ağlarını zalimce ördü, hayvan gibi zalimce hem de. 

Profesyonellikten katiyen ödün vermeyerek gerçekleştirdiğimiz yıl sonu toplantımızdan çıkan kararın hepimizin hayatını dramatik bir şekilde değiştireceğini nerden bilebilirdik ki? Çıkan karar şu idi: 


22 Aralık’ta kaç paraysa verip Babylon’u ve de Babylon Lounge’u kapayak.

Paramız zaten yok denecek kadar az olduğundan kemerleri sıkma politikasına gittik, bir nevi Yunan Adaları olduk. Nasıl mı olduk?

Sabahları yarım simit, öğlenleri yarım tavuk döner ve akşamları yarım ekmek patso ile geçiştirdiğimiz besin değeri yerlerde, kalori bombardımanı beslenme maratonunu koştuk. (Sonuç: üç kişi günlük yemek giderlerimizi 21 TL civarlarına çekmeyi başardık.)

Onur Beylikdüzü’nde girdiği kooperatiften çıktı, Hakan kalburüstü semtlerimizden Kurtuluş’a elveda dedi, Doğu evini pahalı eşyalarıyla devretti. Şu anda Horhor’da, Hatay Has Kral Sofrası’nın üst katındaki tek göz bir evde ikamet etmeye başladık, yazlık plastik sandalyeleri birleştirip uyuyoruz. (Sonuç: Aylık 380 TL kira veriyoruz. Ha bir de altı tane plastik sandalye aldık onlar da 36 TL tuttu)

İnsanın karnı doysun, başını sokabileceği bir evi olsun yeter dedik ve daha fazla para harcamadık. Aylık üç kişinin giderini 1100 TL’de sabitledik (36 TL de sandalyeler var ama o parayı önceki bütçelerden arttırarak bir kenara koymuştuk zaten) ve çılgın projemizi gerçekleştirdik. Buna önayak olan Pozitif Müzik ve Kasetçilik’e burdan teşekkürlerimizi sunarız.

Arena dönemi Uğur Dündar gibi “çekil, çekil, aç, aç” diyerek girip incelediğimiz Babylon ve Babylon Lounge hakkındaki düşüncemiz ise: “ikiz gibi bunlar, anası babası bir gibi bunlar, ikiz bunlar” gibi sığ ve yüzeyseldi. İkiz olayını çok sevdik, bu yüzden ikizler üstünden paralel kurguyla 22 Aralık’taki geceyi anlatabiliriz diye düşündük, aha aşağıda dev analizimiz bulunmakta:

Şota Arveladze: Babylon / Arçil Arveladze: Babylon Lounge

Arveladze kardeşleri kim unutabilir ki? Arçil’in ortalarıyla kafa-gol yapan Şota, Şota’nın kulüp başkanını darlamalarıyla kontratı yenilenen Arçil ve daha nice tarihi bilgi… Herkes “Şota Dursun, Arçil Gitsin” sloganları atarken unuttukları bir şey vardı; Arçilsiz Şota, Şotasız Arçil olmaz, olamaz. Aksini iddia edenlerle sabaha kadar tartışabilirim, orası ayrı.

Mary-Kate Olsen: Babylon / Ashley Olsen: Babylon Lounge

Ben bunların çocukluğunu biliyorum, çocukken de çok efendilerdi. Öyle televizyonlara filan çıkmalarına rağmen büyüklerine saygıda kusur etmezlerdi. Mesela yazlık yerde bakkala ekmek almaya yollardın, para üstünü eksiksiz avucuna yumruk yaparak geri getirirdi bunlar. Büyüdükçe efendiliklerinden bir şey kaybetmedikleri gibi, hep üstüne koyarak devam ettiler. Oturmasını, kalkmasını da iyi bilirler.

Lyndsey Love: Babylon / Lacey Love: Babylon Lounge

The Love Twins olarak da tanınan; aşkın, masumiyetin, kaderin, cefakarlığın kitabını yazan aktrisleri uzun zamandır takip ediyorum. Gerek ağırbaşlılıkları, gerek zor rollerin altından kalkmaları ile kitleleri peşinden sürüklemeye yıllardır devam ediyorlar. Korsanda çıkan filmlerini almamanızı öneriyorum, sonuçta: araba çalmazsınız, el çantası çalmazsınız, televizyon çalmazsınız, film çalmazsınız. Korsana hayır, emeğe saygı. 

Ryan Jarman: Babylon / Gary Jarman: Babylon Lounge

The Cribs grubunu 1999 yılında bir dolmuş yolculuğu yaparken çok sevdiğim Orhan Abi’nin yanıma oturup, kulağıma kulaklığını takarak “bak, bu grup çok iyi, sen çok seversin, gitarlı filan” demesiyle keşfetmiştim. Çizgilerini hiç bozmadılar, beni şaşırtmadılar, kütür kütür, bomba gibi albümleriyle “bomba ikizler” mertebesine ulaştılar benim için. Halk arasında “tas” diye de bilinen modeldeki saçlarını da, Aksaray’daki “Jest Berber”de kestiriyorlarmış, bir ortak noktamız daha çıktı, çok sevindim.

Bu yazıyı nasıl toparlayacağımı bilemiyorum, o yüzden sizi gecenin detaylarıyla başbaşa bırakıyorum.

Babylon:

22.00-23.30 DJ Sarıyılan AKA Kaan Sezyum: Jilet-indie’den arabesk-folk’a uzanan muhteşem seçkisiyle radyoların Beyaz’dan sonra aranılan sesi Kaan Sezyum sahnede olacak.

23.30-01.30 Arnold Scheepmaker: Paradiso, Melkweg ve daha nice gavur diskoteklerde aklınıza gelebilen her yıldızın altında üstünde çalan, Kill All Hipsters gecesinin müdürü, Vice yazarı, Hollanda memleketinde Rijkaard’dan sonra çıkan en yetenekli deejay. Çok pahalı bu adam, iyi para verdik getirdik, dışarda sigara filan içmeyin, insan gibi dinleyin.

01.30-04.00 Club Bangkok: Deejay’lik hayatına Yozgat’ta Makara Kulüp’te başlayan Onur Yazıcı, İzmir’de ünlü deejay Style-İzm’in yetiştirdiği Doğu Orcan ve play tuşuna oralardan iyi vuran Hakan Odabaşı hiçbir yerde duyduğunuz şarkılarla aklınızı almayacak. 

Babylon Lounge:

İşte gecenin gizli kahramanı, en az like’lanan fotoğrafları like’layan sinsi playboy’u ve daha bir sürü şey. 21 Aralık’ta açılacak olanwww.bangkokrecordings.com ile albüm analizleri, yeni çıkan video’lar, TOP 5, ajanda ve bilimum içerikle Türk müzik gazeteciliğine “where Pitchfork meets Zaytung in the dark alleys of hurriyet.com” zihniyeti getirecek müzik portalı ve de plak şirketinin sünnet gecesi:

22.00-00.00 Ortaya Karışık.

00.00-01.30 The Red Hood: Bangkok Recordings’in 001’inci rıliğzi Marmalade’e imza atarak double-0 statüsüne yükselen uzaktan-yakışıklı Doğu Orcan elektrikli bir set çalarak Marmalade EP’nin kurdelesini kesecek, balonunu patlatacak, hem de kontrol kalemiyle yapacak bunu.

01.30-04.00 Kenan Ibar: Marmalade EP’nin prodüktörlerinden ve remix’cilerinden olan Kenan Ibar’ı ilkokul müsameresinde velileri ağlatan 19 Mayıs performansından hatırlıyor olabilirsiniz. Techno, house ve protest müzik çalacak diyorlar.

22 Aralık Cumartesi
Babylon ve Babylon Lounge

PS: İlk gelen 300 kişiye Marmalade EP’nin cillop gibi CD’si ve sticker’lar ve araba kokuları ve iPhone 5’ten oluşan Bangkok Recordings paketi bedavaya dağıtılıyor olacak, hem de para vermeden, bedava yani.

PS2: 95 Parçasıyla matkap var, onu da 99 TL’ye satıyoruz, ilgilenenler Hemi Behmoaras’a ulaşabilirler. (324 Parça dübel seti de içinde hediyemiz, uçlu filan, tak çalıştır yani)

Sevgiler,

Club Bangkok




https://www.facebook.com/events/134814023343207/

Bu akşam @nubluistanbul’da Club Bangkok öncesinde saat ‎22.00 - 00.00 arası @KaanSezyum (Dj sarıyılan) sizi ısıtmak ne kelime adeta içinize bir ateş düşürecek. 

https://www.facebook.com/events/527786553916078/ 

20 Ekim’de Club Bangkok Babylon Ana Sahne’de olacak. SEZYUM DA VAR!
@kaansezyum @babylonistanbul

8 Mayıs @ İTÜ Taşkışla Şenlik ‘18
9 Mayıs @ Babylon, Of Montreal after party
11 Mayıs @ Babylon, w/ Sezyum & The Ringo Jets
12 Mayıs @ İzmir, Jackson’s
26 Mayıs @ Parkorman, Babylon Soundgarden
 

Club Bangkok Early New Year’s Party with Dj Sarıyılan (a.k.a. Sezyum) @ Babylon Istanbul

http://www.facebook.com/events/314934198532207/

Yılbaşı gecesi dışarı çıkmayı sevmiyorsanız,  Club Bangkok Early New Year’s Party with Dj Sarıyılan (a.k.a. Kaan @Sezyum) 30 ARALIK’TA @BabylonIstanbul 

#Event link: http://www.facebook.com/events/314934198532207/