
Banks follows up a currently perfect streak of music with yet another delicious slice of infectious...
Alpman - Thoughts Can Wait
Istanbul - 2013
Photograph: Alejandro Iván De León Leal
Yeni müzik!

Start your week right with the beautiful new video for Iceland four-piece Bloodgroup’s “Fall,” the...

Left-field pop newcomer Sivu, who came onto our radar thanks to the see-through video for his debut single ...
![]()
30 Mart Cumartesi gecesi @NubluIstanbul’da Sezyum ve Hollanda memleketinde Red Light District’den sonra çıkan en enteresan şey; @KillAllHipsters gecesinin başbakanı Arnold Scheepmaker ile ‘asker eğlencesi meets Boom Boom Room’ kıvamında saçma sapan bir kopuş olacak.
https://www.facebook.com/events/423078994453419/
David Bowie’nin yeni şarkılar yaptığı bir dünyada hala umut vardır.
Yeni Bowie klibi The Stars (Are Out Tonight), Tilda Swinton farkıyla Club Bangkok’ta.
Şu hayatta bi Ana Britannica’ya inanırız, bi de Le Cool’a.
Bu akşam Delphic’le ellere basarak Salon’daki şu taa yukardaki DJ kabinine çıkmaya çalışıcaz. Alternatif 19 Mayıs gösterisi bizim işimiz.
http://www.facebook.com/events/395821287175301/?ref=3
Club Bangkok Radio Show bu akşam her Perşembe olduğu gibi saat 22:00’da @radioadidas‘ta yayında! #clubbangkok
CLUB BANGKOK @ KITE
Ankara’yla olan “love / hate” yani “ya sev ya terket” ilişkimizi gözden geçirmenin zamanı geldi diye düşündük. Bipolar ergenler gibi derin ve dengesiz duygular beslediğimiz başkentimize bir gönül yolculuğu, kardeş yolculuğu düzenlerken, votkalı biranın da verdiği gazla Ankaragücü taraftarları gibi bir betimlemeye gidip, güzel ve yalnız ve gri şehrimizi “biricik sevgilimiz” olarak kodladık. Şair şimdi bu sevgili örneklerinden başlayarak dev bir yolculuğa çıkıyor, okuyoruz…
Ankara’yı bir bayan arkadaşa benzetmek gerekirse: Halk arasında “Gidemeyen” olarak da bilinen, beraber geçirilen bir gecenin akabindeki sabah bir türlü evine gitmeyen kız ve forumlarda “User Friendly” olarak tabir edilen, uyurken seni bir peçete gibi kullanıp atarak, parmak ucunda yürüme suretiyle sabahın köründe kaybolan çılgın kızın muhteşem karışımına benzetebiliriz. Bu kızın adı Aslı olsun.
Haydi gelin şimdi bir de erkek arkadaşa benzetelim: Bilkent Üniversitesi’nde 1, 2 ve 3. sınıf boyunca günah kadar güzel kızların “çok düzgün çocuk” diyerek yanlarında gezdirip evlerine bıraktırttığı, hesap ödettiği yakışıklı ve bir o kadar da kütük olan “düzgün çocuk” yok mu? İşte ondan bir ölçü alın. İki ölçü de Ankara gece hayatının ünlü yılanlarından Otomobil Osman, Bien’in bahçesindeki beyaz gömlekli ve Serkan Söğüt’ü katık edin, işte size ideal erkek. Bu çocuğun adı da Burak olsun.
Sarah ve Musa, Doğuş ve Hilal Cebeci, İbrahim Erkal ve Emine Ün, Nihat Doğan ve Seda Sayan, Tuba Ünsal ve Mustafa Sandal’ın aşklarını bile gölgede bırakacak Aslı ve Burak’ın aşkına biz bir kısa film çektik.
Başrolde ise Aslı ve Burak yok. Bir nevi “Çağrı” filmi gibi, başroldekiler aslında yoklar, ama varlar da. Evet kafanız karışmaya başladı. Açlıktan kafayı yeme noktasına yarım tık varken yemeksepeti’ne girip 45 dakika bir aşağı bir yukarı giden kafa karışıklığına yaklaşmak üzereyiz.
Yeni sinemacıların rahatlıkla anlayacağı bu alternatif film yapımcılığından nasibini alan örneğimizde Aslı ve Burak’ın karakterlerini oluşturan öğeler, objeler, temalar ve hissiyatlar var. Aslı ve Burak’ı ne bu kadar özel yapmıştır? Neden birbirlerini sevmişlerdir? Karakterlerini neler oluşturmuştur? İşte bu sorulara yanıtlar arayacağız ve bulamayacağız.
Filmin Adı: Road To Redemption: Aspava
Türü: Erotik / Komedi / Dram / Biraz Da Karate
Süresi: 12 Dakika
Yapımcı: Çilekli Salata Productions
Dili: Türkçe (Ankara Aksanlı)
Gösterim Tarihi: 8 Şubat 2012
Film çok yaşlı Burak’ın çok yaşlı Aslı’ya kitap okumasıyla başlar. Aslı’nın hafızası yandan yemiştir. Ne Burak’ın İkinci Dünya Savaşı’ndan dönüp ölmeden, yani sağ dönerek onu aramasını, ne elleriyle yaptığı evi (ki nasıl yapıyor, Bauhaus gibi yaman adammış demeden geçemiyor seyirci), ne de hain ailelerinden kaçarak yaptıkları evliliği hatırlamıyordur. Aslı’nın sigortası olmadığından ek iş olarak üniversitede hademelik yapmaya başlayan cefakar Burak aslında bir matematik dehası olduğunu keşfeder. Dört işlem profesörünün tahtaya yazıp bıraktığı dünyanın gelmiş geçmiş en zor matematik problemlerini şıp diye çözerek bütün kampüsün sevgilisi olmayı başaran zekalı hademe artık Nobel, Altın Ayakkabı, Oscar gibi ödüllerin bir numaralı adayıdır, fakat o matematik yeteneğini paraya dökmek istemektedir. Yurttaki odasının camına algoritmalar yazmaya başlar. Çünkü o algoritmaları kağıda yazarsa hiç sinematografik olmayacaktır, gerizekalı gibi A4’e yazacağına cama yazarak zaten sansasyonel bir fikrinin olduğunu seyirci hemen anlar. Neyse bu yazdığı algoritmalarla yonja.com’u kuran Burak paraya para demez, hep Chivas filan içiyordur artık ama bu esnada en iyi arkadaşlarını kırar, ezer, yerin dibine sokar. Yaptıklarından utanan şerefsiz kahramanımız inzivaya çekilir ve kışın büyük bir otele bekçi olarak işe girer. İtin, uğursuzun, cinin harman olduğu bu otelde iyice kafayı yiyen Burak ikiz çocuklar görüp durur. İkiz çocuğun okul masrafı, kıyafeti, yediği içtiği kaç para tutar diye içine ata ata iyice ruh sağlığını bozan kahramanımız çareyi alkol ve baltada bulur ve olaylar gelişir…
Bu toplama senaryolu filmimizin gösterimi 8 Şubat Cuma Ankara Kite’da gerçekleşecek. Sizden iki tane ricamız var:
• Kesin gelin.
• Okçular o tepedeki yerlerini terketmesinler
İyi seyirler.
22.30 – 00.30 DJ Sarıyılan (Kaan Sezyum)
00.30 – 04.00 Club Bangkok
http://www.facebook.com/events/440910925978163/?fref=ts
Geçtiğimiz haftalarda FLIP konseptiyle Radio adidas Originals’ta “Club Bangkok Radio Show - Eski Dostlar: 1978 & 1987” adıyla yayınlanan 1978 ve 1987 yıllarının ilk 15 şarkılarını kafamıza göre seçerek yazar kasa gibi önünüze attığımız programımızı indirmek için tıklayın:
http://www.sendspace.com/file/noqpyh
Geçtiğimiz haftalarda FLIP konseptiyle Radio adidas Originals’ta “Club Bangkok Radio Show - Eski Dostlar: 1978 & 1987” adıyla yayınlanan 1978 ve 1987 yıllarının ilk 15 şarkılarını kafamıza göre seçerek yazar kasa gibi önünüze attığımız programımızı indirmek için tıklayın:
Club Bangkok ve Jaz:
Nublu’da ikinci defa çalacağımız için heyecandan uyuyamıyoruz. Bu uykunun bininin bir para olmadığı ıslak gecelerde Google’da İlhan Erşahin, Saksafonun Tarihi ve Caz gibi başlıklar arattık ve Caz kelimesinin kökeninin, o dönemin argosundan geldiğini öğrendik. Argoya bayılırız, “kapçık ağızlı”, “tombalacı”, “kaç para lan bi flüt”, “muhtar kellesi”, “vidalamak”, “vites değiştirmek” gibi laflara olan sevgimizden dolayı Caz’a çok ısındık. Caz mı Jazz mı doğru karar veremedik ve bizce Jaz olan yeni bokum gibi bir müzik akımı yarattık. Karşınızda Club Bangkok ve Jaz.
“Mahallenin Muhtarları’nın Kandemir Konduk ve Filiz Kaynak’ı varsa bizim de Hemi & Silvio Behmoaras’ımız var. Yönetmen: Hemi Behmoaras Cinematography: Silvio Behmoaras”